MADDE 1 — I - Ticari hükümler
(1) Türk Ticaret Kanunu,
22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun ayrılmaz bir parçasıdır.
Bu Kanundaki hükümlerle, bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlem ve fiillere ilişkin
diğer kanunlarda yazılı özel hükümler, ticari hükümlerdir.
(2) Mahkeme, hakkında ticari bir hüküm bulunmayan
ticari işlerde, ticari örf ve âdete, bu da yoksa genel hükümlere göre karar verir.
II - Ticari örf ve âdet
MADDE 2 — II - Ticari örf ve âdet
(1) Kanunda
aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe,
teamül, mahkemenin yargısına esas olamaz. Ancak, irade açıklamalarının yorumunda
teamüller de dikkate alınır.
(2) Bir bölgeye veya bir ticaret dalına özgü ticari
örf ve âdetler genel olanlara üstün tutulur. İlgililer aynı bölgede değillerse,
kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe, ifa yerindeki ticari örf ve âdet uygulanır.
(3) Ticari örf ve âdet, tacir sıfatını haiz bulunmayanlar
hakkında ancak onlar tarafından bilindiği veya bilinmesi gerektiği takdirde uygulanır.
III - Ticari işler
MADDE 3 — III - Ticari işler
(1) Bu Kanunda düzenlenen
hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
IV – Ticari davalar, çekişmesiz yargı
işleri ve delilleri [2]
1. Genel olarak
MADDE 4 — 1. Genel olarak
(1) Her iki tarafın da
ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı
işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme
işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı
Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin
birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin
444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen
515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari
vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale
hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete
özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara
ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz
yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak,
herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine
ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. [3]
(2) (Değişik:
28/2/2018-7101/61 md.) Ticari
davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir
milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü
uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada
belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci
fıkrasına göre artırılır. [4] [5]
2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı
işlerinin görüleceği mahkemeler [6]
MADDE 5 — işlerinin görüleceği mahkemeler [6]
(1) Aksine hüküm bulunmadıkça,
dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi
tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla
görevlidir. [7]
(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye
hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan
davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye
ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye
ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu
Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin
hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.
(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret
mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki
görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret
mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış
olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya
devam eder.
3. Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A — 3. Dava şartı olarak arabuluculuk
(Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda
belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat,
itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce
arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. [8]
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten
itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından
en fazla iki hafta uzatılabilir.
B) Çeşitli hükümler
I - Zamanaşımı
MADDE 6 — I - Zamanaşımı
(1) Ticari hükümler koyan
kanunlarda öngörülen zamanaşımı süreleri, Kanunda aksine düzenleme yoksa, sözleşme
ile değiştirilemez.
II - Teselsül karinesi
MADDE 7 — II - Teselsül karinesi
(1) İki veya daha fazla
kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla,
diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi
öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt
veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi
yürütülemez.
(2) Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu
ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli
olur.
III - Ticari işlerde faiz
1. Oran serbestisi ve bileşik faizin şartları
MADDE 8 — 1. Oran serbestisi ve bileşik faizin şartları
(1) Ticari işlerde faiz
oranı serbestçe belirlenir.
(2) Üç aydan aşağı olmamak üzere,
faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla
her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir.
Şu şartla ki, bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz.
(3) Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır.
(4) Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına
aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir.
2. Uygulanacak hükümler
MADDE 9 — 2. Uygulanacak hükümler
(1) Ticari işlerde; kanuni,
anapara ile temerrüt faizi hakkında, ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.
3. Faizin başlangıcı
MADDE 10 — 3. Faizin başlangıcı
(1) Aksine sözleşme yoksa,
ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden
itibaren işlemeye başlar.
BİRİNCİ KİTAP
Ticari İşletme
BİRİNCİ KISIM
Tacir
A) Ticari işletme
1. Bütünlük ilkesi
MADDE 11 — 1. Bütünlük ilkesi
(1) Ticari işletme, esnaf
işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin
devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
(2) Ticari işletme ile esnaf
işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir. [9]
(3) Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının
devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın
bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse,
devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret
unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen
malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi
bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline
tescil ve ilan edilir.
B) Tacir
I - Gerçek kişiler
1. Genel olarak
İlk 12 madde gösteriliyor; soldan madde seçin.